Çorum’da 57 yıldır gümüş işçiliği yapan 68 yaşındaki Mustafa Zeren, babasından öğrendiği mesleği yaşatmaya çalışıyor. El işçiliğine ilginin azalması nedeniyle yok olmaya yüz tutan mesleği için çırak bulamayan Zeren, dükkanının kapanmasından endişe ediyor.

Çorum’un tarihi Ayakkabıcılar Arastası’nda bulunan küçük dükkanında gümüş takı ve ürün tamiratı yapan 68 yaşındaki Mustafa Zeren, tam 57 yıldır mesleğini sürdürüyor. İlkokulu bitirdikten sonra babasının yanında çırak olarak işe başlayan Zeren, geçen yıllar içinde gümüşü bir sanat haline dönüştürdü. Gümüş kemerler, yüzükler, kol tokaları ve çeşitli aksesuarlar üreten Zeren, aynı zamanda eskiyen ürünleri de tamir ederek ilk günkü haline getiriyor. Mesleğini çok sevdiğini ifade eden Mustafa Zeren, çırak yetiştiremediği için mesleğinin yok olmaya yüz tuttuğunu ve bu durumun kendisini çok üzdüğünü ifade etti.

“Eskisi Gibi Yapıp Teslim Ediyoruz”

57 yıl içerisinde gümüşle ilgili her türlü tamirat ve üretimi yaptıklarını kaydeden Mustafa Zeren “1968-1969 yılları arasında ilkokulu bitirdikten sonra babamın yanına çırak olarak geldim. O tarihten bugüne kadar geçen sürede babamla birlikte gümüş üzerine pek çok iş yaptık. Gümüş kemerler, kol tokaları ürettik. O dönemlerde düğünlerde istenen çeşitli gümüş eşyalar vardı, onları yaptık. Ancak zamanla bu ürünlerin dönemi sona erdi. Daha sonra kanser hastaları için gümüşten granül üretmeye başladık. Bir süre sonra Avrupa’dan bu granüllerin plastikten yapılan muadilleri gelmeye başladı. Bu da bizim bu alandaki işimizi sonlandırdı. Ardından tamir işlerine yöneldik. Özellikle çakmak tamiriyle ilgilendim. Dupont, İbola, Ronson gibi eski nostaljik çakmakların her türlüsünü yaptım. Gözüm kapalı bile söküp takar, tamiratını yapabilirim. Ayrıca gözlük tamiri, takı ve kaynak işleriyle de uğraşıyorum. Kaynakla ilgili olarak vatandaşlarımızın, ‘bu tamir olmaz, atın gitsin’ dediği parçalar Allah’ın izniyle bize geldiğinde, eskisi gibi yapıp teslim ediyoruz” dedi.

“Benden Sonra Bu Dükkan Kapanacak”

Yaşlandığı için mesleğini yapmakta güçlük çektiğini, ancak dükkanının kapanmasını istemediğini dile getiren Zeren, “En çok üzüldüğüm noktalardan biri de ben artık bu yaşa geldim, zaman ilerliyor, benden sonraki süreç için de endişelerim var. İki çocuğum var, biri erkek biri kız. Erkek çocuğum lise dönemine kadar benim yaptığım işleri yapıyordu. Ama okul hayatı, üniversite hayatı derken şimdi kendi işinde, bir resmi kurumda çalışıyor. Bundan sonra gelip burada benim yaptığım işleri yapacağını pek sanmıyorum. Benden sonra bu dükkanın kapanacak olması, beni en çok üzen şey. Bazı tamir ettiğim malzemeleri on kez söküp yeniden taktığım oluyor. Ama artık yaş ilerledikçe, insanın bedeni, yaşam enerjisi, özellikle de gözleri yeterli gelmemeye başlıyor” diye konuştu.

You may also like

More in Gündem