POSTA GAZETESİ’NDEN ÇORUM’A ÖVGÜ

Çorum, ulusal basında dikkat çekmeye devam ediyor. Posta Gazetesi yazarı Banu Şen, “Bereketli Şehirler” başlıklı köşe yazı dizisinde bu kez Çorum’u ele aldı. “Hititlerin başkentinden geleceğin şehrine: Çorum” başlıklı yazıda, şehrin tarihi mirası, üretim gücü ve kültürel zenginlikleri detaylı şekilde anlatıldı.

Şen, Çorum’un köklü geçmişine dikkat çekerek, “Anadolu’nun kalbinde yer alan Çorum’un tarihi, Hititler’e kadar uzanıyor. Başkentleri Hattuşa bugün hâlâ tüm görkemiyle ayakta” ifadelerini kullandı.

Yazıda, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hattuşa ile Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı’nın kentin turizm potansiyeline önemli katkı sunduğu vurgulandı.

Çorum’un sadece tarihiyle değil, tarım ve sanayi gücüyle de öne çıktığı belirtilen yazıda; leblebi başta olmak üzere yerel üretimin şehir ekonomisindeki rolüne dikkat çekildi. Son yıllarda gelişen agro turizm faaliyetlerinin de Çorum’u cazip hale getirdiği ifade edildi.

Köşe yazısında Çorum Belediyesi’nin yürüttüğü projelere de geniş yer verildi. Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın “canlı şehir” vizyonu doğrultusunda şehrin çok yönlü bir dönüşüm süreci yaşadığı belirtilirken, tarihi yapıların restore edilerek yeniden işlev kazandırıldığı ve sosyal projelerle yaşam kalitesinin artırıldığı kaydedildi.

Şen, yazısında Çorum’la ilgili şu ifadelere yer verdi;

“Anadolu’nun kalbinde yer alan Çorum’un tarihi, insanlık tarihinin en eski ve en güçlü medeniyetlerinden biri olan Hititler’e kadar uzanıyor. Başkentleri Hattuşa, bugün hala tüm görkemiyle ayakta. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan antik kent, yalnızca tarih meraklılarının değil, kültür turizmine ilgi duyan herkesin ilgisini çekiyor. Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı ise taşlara işlenmiş kabartmalarıyla ziyaretçilerine adeta binlerce yıl öncesinin ritüellerini fısıldıyor.

Çorum’un gücünün bir diğer önemli ayağını ise tarım oluşturuyor. İç Anadolu’nun verimli ovalarında yetişen buğday, arpa ve şeker pancarı, bölge ekonomisinin bel kemiğini oluştururken; nohut ve mercimek üretimi de Türkiye genelinde önemli bir paya sahip. Elbette Çorum denince ilk akla gelenlerden biri olan leblebi, bu tarımsal üretimin katma değere dönüşmüş en bilinen örneği.
Turizm açısından şehir, yalnızca arkeolojik değerleriyle değil, doğasıyla da öne çıkıyor. Yaylalar, ormanlık alanlar ve sakin köy yaşamı, özellikle şehir hayatından uzaklaşmak isteyenler için alternatif bir kaçış noktası sunuyor. Çorum mutfağı da bu bütünün önemli bir parçası. İskilip dolması, keşkek ve yöresel hamur işleri hem tarımsal zenginliğin hem de kültürel birikimin sofralara yansıması olarak dikkat çekiyor.

Son yıllarda ise tarım ve turizmin kesiştiği yeni bir alan var; ‘agro turizm.’ Çorum’un köylerinde ve kırsal alanlarında gelişmeye başlayan bu model, ziyaretçilere sadece gezmek değil, deneyimlemek imkanı sunuyor. Hasat dönemine katılmak, geleneksel üretim süreçlerini yerinde görmek ve doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için Çorum giderek cazip bir rota haline geliyor.

Son yıllarda hayata geçirilen projelerle kent çok yönlü dönüşüm sürecinden geçiyor. Şehirde hayata geçirilen projeleri Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ile konuşuyoruz.

SADECE YAŞANAN DEĞİL DENEYİMLENEN ŞEHİR

“Çorum’u yalnızca altyapısıyla değil, tarihi, kültürü, gastronomisi ve sosyal hayatıyla bütüncül bir şekilde yeniden inşa ediyoruz” diyen Başkan Aşgın, “Şehirleri beton yığını değil, canlı bir organizma olarak görüyoruz. Şehircilik anlayışımızın merkezinde ‘canlı şehir’ kavramı var. Şehirlerin ruhu olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Çorum’u sadece yaşanan bir yer değil, insanların vakit geçirmek istediği, hatıra biriktirdiği bir şehir haline getirmeyi hedefliyoruz. Yaklaşık altı yıl önce kurduğumuz Estetik Komisyonu ile kent dokusunu bütüncül bir anlayışla şekillendiriyoruz” diyor.

TARİH KORUNURKEN HAYATA KATILIYOR

Çorum Kültür Yolu Projesi’nin kentin dönüşümünde kilit rol oynadığını belirten Başkan Aşgın, şöyle devam ediyor: “Tarihi yapılar sadece restore edilmiyor, aynı zamanda işlev kazanıyor. 1100 yıllık kalemizi gün yüzüne çıkardık. İçindeki gecekonduları kaldırdık. Tarihi konaklarımızı restore ederek butik otellere dönüştürüyoruz. Taş Bina’yı yeniden kütüphane yaptık. Veli Paşa Hanı’nı şehir müzesine dönüştürdük. Yapılan çalışmalarla Çorum’un tarihi yeniden görünür hale geldi.”

HEDEF GASTRONOMİDE DÜNYA SAHNESİ

Çorum’un zengin mutfak kültürüne dikkat çeken Başkan Aşgın, “Gastronomi turizmi öncelikli hedeflerimizden biri” diyor. Başkan Aşgın, “33 coğrafi işaretli ürünümüz var. Hititlerden gelen bir mutfak kültürüne sahibiz. Bu zenginliği dünyaya tanıtmak istiyoruz. Hedefimiz Çorum’u UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil etmek. Uluslararası fuarlarda yürütülen tanıtım çalışmaları da şehre değer katıyor” bilgisini veriyor.

GASTRO ÇORUM MİLAT OLDU

Başkan Aşgın, şöyle devam ediyor: “Gastro Çorum Projesi’nin bir milat oldu. Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar’dan sonra Çorum’u UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil ederek Türkiye’nin 4. gastronomi şehri yapacağız. Şehrimize güveniyoruz, şehrimizin tüm değerlerine güveniyoruz. Tüm şehir olarak bu hedefin arkasındayız. Bir payitaht her zaman payitahttır, bir başkent her zaman başkenttir. Çorum, Hititlerin başkenti olarak bizim için bir payitahttır. Biz de Çorumlular olarak kendimizi bir başkentli, bir payitahtlı olarak görüyoruz. Yapacağımız başvuru neticesinde Çorum’un UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na kabulünü kutlayacağız.”

TARİHİ KÜLTÜR YOLU İLE AÇIK HAVA MÜZESİ KENT

Şehrin kültürel mirasını gün yüzüne çıkaracak ve turizm potansiyelini artıracak Tarihi Kültür Yolu Projesi’nde çalışmaların sürdüğünü belirten Başkan Aşgın, şu bilgileri veriyor: “Şehrin hafızasında önemli bir yere sahip olan tarihi alanların bütünleştirildiği projede, güzergah üzerindeki yapılarda tarihi dokuyu koruyan ve estetik görünümü güçlendiren cephe sağlamlaştırma çalışmaları başlatıldı. Tarihi Kültür Yolu, hemşehrilerimizin kendi geçmişleriyle bağ kurabilecekleri, ziyaretçilerimizin ise Çorum’u daha yakından tanıyabilecekleri bir cazibe merkezi olacak. Kültürel mirası öne çıkaracak bu düzenlemelerle, Tarihi Kültür Yolu adeta bir ‘açık hava müzesi’ haline dönüştürülerek Çorum turizmine yönelik önemli bir katkı sağlayacağız. Tarihi dokuyu koruyup güçlendirirken modern şehir hayatıyla uyumlu bir kültür güzergahı oluşturuyoruz.”

TÜKETEN DEĞİL, ÜRETEN ANLAYIŞ

Yatırımları hakkında bilgi veren Başkan Aşgın, çalışmaları şöyle anlatıyor: “Çöpten elektrik üretiyoruz. Güneş ve hidroelektrik santrallerimiz var. Halk Et ve Halk Ekmek gibi projelerle hem üretim hem de sosyal destek sağladık. Kadın kooperatiflerine verdiğimiz desteklerle Kadın El Emeği Çarşısı ve Hanımeli markasıyla kadınlarımızın üretime katılımını artırıyoruz. Son 65 yılın en kurak dönemlerinden birini yaşadık. Buna rağmen bütçemizin yaklaşık yüzde 20’sini altyapıya ayırarak su kesintisinin önüne geçtik. Kapsayıcı bir belediyecilik anlayışı benimsiyoruz. Geçmişte yaşanan acılardan ders alarak hareket ediyoruz. Bu şehirde herkes kendini buraya ait hissetmeli.”

SOSYAL BELEDİYECİLİKTE YENİ MODEL

Başkan Aşgın, tesis yatırımları hakkında “6 yılda 17 sosyal tesisi hizmete açtık. Anne dostu şehir hedefiyle yola çıktık. Aile Yaşam Merkezimizde hamilelikten başlayarak çocukların gelişimine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyoruz. Sosyal projelerimiz toplumun her kesimine dokunuyor. Yüzme havuzları, güreş eğitim merkezi, masa tenisi salonları ve 15 bin kişilik stadyum ile gençlerimize yatırım yapıyoruz. Spor sadece fiziksel gelişim değil, aynı zamanda disiplin ve kimlik inşasıdır” diyor.

İSTİHDAM ARTIYOR

Tüm projelerin ortak amacının Çorum’u daha yaşanabilir ve cazip bir şehir haline getirmek olduğunu belirten Başkan Aşgın, “Altyapıdan turizme, enerjiden sosyal hayata kadar her alanda güçlü bir dönüşüm yürütüyoruz. Çorum’u sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da bilinen bir şehir haline getirmek istiyoruz. Çorum’da sanayide çalışmak isteyen hiç kimse işsiz kalmaz. Yeter ki çalışmak istesin. Belediye bünyesinde kurduğumuz ÇOKİŞ (Çorum Kariyer ve İş Merkezi) ile yaklaşık 4 bin kişiyi iş sahibi yaptık. İş arayan vatandaşlarımız bize başvurduğunda, özellikle özel sektörde çok kısa sürede iş bulabiliyor. Kamuya girmek isteyenlerin yolu belli. KPSS’ye girecekler, başarı gösterecekler. Eğitimler, danışmanlık hizmetleri ve yönlendirmelerle gençlerin yanında olmaya devam edeceğiz” diyor.

TÜRKİYE’NİN EN GÜÇLÜ SANAYİ ŞEHİRLERİNDEN

Çorum’un sanayi altyapısı hakkında bilgi veren Başkan Aşgın, şöyle devam ediyor: “Şehrin ekonomik performansı birçok büyük ili geride bıraktı. Yıllık 6.2 milyar dolarlık ihracatımız var. Bu rakamla Türkiye genelinde, büyük şehirler dahil olmak üzere ilk 10 içerisindeyiz. Şu an 9. sıradayız. Organize sanayi bölgelerinin güçlü yapısıyla üretim kesintisiz devam ediyor. Sanayi sektöründe iş gücü ihtiyacı sürüyor. Çorum sadece kendi kendine yeten değil, aynı zamanda ülke ekonomisine güçlü katkı sunan bir şehir. İstihdam üretmeye devam edeceğiz.”

ÇORUM’DAN DÜNYAYA ANNE DOSTU ŞEHİRLER AĞI

Çorum’dan başlayarak Türkiye’de ve dünyada ‘anne dostu şehirler ağı’ kurmayı hedeflediklerini de söyleyen Başkan Aşgın, “Aile yapısının güçlenmesi gerekiyor. Bu konuda annelerin yükü ağır. Annelerin yükünü almak, onlara destek olmak, çocuklarını daha rahat, huzurlu, sağlıklı ortamlarda yetiştirmelerini sağlamak adına çalışıyoruz. Yaptığımız çalıştaydan çıkan notlarla bir yol haritası belirleyeceğiz. Aile Yaşam Merkezi’ni, Bedesten içerisinde kurduk. Bedesten artık sadece tarihi bir ticaret alanı değil, sosyal hayatın kalbinin attığı bir yaşam merkezi oldu” bilgisini veriyor.”

You may also like

More in Gündem